Ezilenlerin Özgürlük Isyanları 2020'de Devrimle Buluşacak
Share on Facebook Share on Twitter
 
Diğer yazılar
 

 

Kürdistan ve Ortadoğu'da halklarımız, onun devrimci ve komünist öncüleri küresel emperyalist güçlerin ve sömürgeci bölge devletlerinin işgal saldırıları karşısında direnişçi bir çizgide büyük mücadele örnekleri ortaya koydular. Bu direnişlerde şehit düşen tüm devrim savaşçılarını anıyoruz ve onlara bir kez daha söz veriyoruz: 2020'de umudu, direnişi ve isyanı yeni devrimlerle buluşturacağımız bir yıl yapacağız. Egemenler artık her yerde ve her durumda ezilenlerin devrimci savaşımının hedefi olacaklardır. Emperyalist ve sömürgeci savaş baronları 2020'de sermayenin bayrağı altında savaşacak bir halk bulmakta daha da zorlanacaklardır. Ama ezilenler adalet, eşitlik ve özgürlük bayrağı altında özlemleri için savaşan daha büyük bir kitle olarak egemenlerin kabusu olacaklardır.{divide}

Dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi Ortadoğu'da da 2019 yılında adalet, eşitlik, özgürlük için başta kadınlar olmak üzere halklarımız meydanları işgal ettiler. Hükümetlerin istifa etmesini sağladılar. Kimi hakların kazanılmasını başardılar. Ve daha da önemlisi burjuva iktidarlara karşı mücadele ve direniş cesaretini ezilen halkların bilincine taşıdılar.

2019 yılının dikkat çeken en önemli gelişmesi kuşkusuz ki kadın hareketinin cins özgürlükçü mücadelesinde meydanlardaki kitleselliği, militanlığı ve öncü duruşu oldu. Kısaca ifade etmek gerekirse 2019 yılı 2020'ye direniş, isyan, umut, onur ve özgürlük bayrağını devretti.

Küresel emperyalist güçler arasındaki her türlü rekabetin yaşandığı bir saha olarak Ortadoğu'da bölgesel savaş daha da sertleşerek devam ediyor. 2019 yılında da görüldüğü gibi savaş artık küresel emperyalist sistemin temel politik argümanıdır, politikanın yürütüldüğü temel alandır. 2020'de bunu daha da genişleterek devam ettirmek isteyeceklerdir. İşgal, talan, katliam, tecavüz, işkence, yoksulluk, yolsuzluk, göç gibi toplumsal sorunlar emperyalist ve sömürgeci savaşla birlikte artarak devam edecektir. Halkların tüm birikimlerini ve toplumsal değerlerini bu tür savaş yöntemleriyle tahrip ederek onların savaşma ve direnme gücünü zayıflatmaya çalışacaklardır.

Ortadoğu ve dünya halkalarının ileri devrimci mevzisi olarak Kürdistan 2019'da olduğu gibi 2020'de de küresel haydutların hedefi olmaya devam edecektir. Rojava devriminin genişlemesi ve bir halk devrimi haline gelmesi, DAİŞ ve sömürgeci güçlere karşı büyük başarılar ve direnişlerle varlığını sürdürmesi sadece bölgedeki sömürgeci rejimleri değil, küresel emperyalist güçleri de korkuttu. Bundan dolayıdır ki savaş, işgal, katliam, işkence, tecvüz, talan, demografik yapının değiştirilmesi gibi politikalarla Rojava devrimine ve Kürdistan'ın devrimci kazanımlarına karşı saldırıların önü açıldı ve bizzat bu süreç yönetildi.

Rojava devriminin kadın özgürlükçü, anti sömürgeci ve halkçı demokratik güçleri bu haydutlara karşı büyük bir direniş gösterdiler. Özgürlüklerini ve onurlarını savundular. Serêkaniyê'de ortaya konulan görkemli direnişle bunu bir kez daha gösterdiler. Ve 2019'un en büyük kazanımı olan onur, direniş, isyan ve özgürlük bayrağını 2020'ye devrettiler.

Küresel haydutların en saldırganları olan Trump ve Putin, bölgenin sömürgeci faşist diktatörü R.T.Erdoğan 2019'da meydanlarda isyana duran halkların ve kadınların hedefi olmaktan kendilerini koruyamadılar. Ezilen halklar ve kadınlar 2020'de bu baş düşmanlara ve onlarla işbirliği içinde olan yerel güçlere karşı isyanı ve direnişi daha da büyüterek onlara büyük yenilgiler yaşattıracaklardır.

AKP ve MHP faşist ittifakı 2019 yılı boyunca sürdürdüğü işgalci savaşı 2020'de de sürdürmekte kararlı olduğunu her fırsatta yansıtıyor. Akdeniz'de izlediği politika ve Libya'ya asker gönderme isteği bakıldığında bu politikada derinleşileceği anlaşılıyor. Geleceklerini ve iktidarlarını korumanın ve zenginliklerine yeni zenginlikler katmanın en ekonomik yolunun böyle savaşlardan geçtiğini hesaplıyorlar.

Bilindiği gibi AKP-MHP iktidarı 2019'da Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Kürdistan halklarına karşı işgalci ve sömürgeci savaşın doğrudan bir tarafı oldu.

Her zamanki gibi sömürgeci faşist Türk devleti devletsel varlığının önünde en büyük düşmanı olarak Kürtleri ve Kürdistan'ı 2019'da da görmeye devam etti. Bu nedenle 2019 yılı boyunca Rojava'da, Kuzey ve Güney Kürdistan'da sömürgeci savaşı genişleterek sürdürdü. Türk devleti kendi bekasını Kürdistan'ın yok olması üzerine kurduğu için bu politikayı sürdürmeye devam etmekte ısrarlı olacaktır.

Kürtler artık eskisi gibi sömürge bir ulus ve statüsüz bir halk olarak kalmak ve yaşamak istemiyorlar. Yıllardır sürdürdükleri devrimci savaşım ve Rojava devrimi bunun somut ifadesidir. İnişli çıkışlı da olsa son dönemde hız kazanan ulusal birlik arayışları da ha keza bu bağlamda ifade edilebilir.

2019 yılında Kürdistan'ın her parçasında büyütülen direniş ve ulusal birlik çalışmaları 2020'ye daha büyük umutlarla girmemizi sağlıyor. Zulmün ve savaşın toz dumanı içinde bir ışık gibi parlayan Rojava devriminin açtığı yolda emin adımlarla yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. İnanıyoruz ki yeni savaşım yılı sömürgecilere ve faşist diktatörlük rejimlerine karşı devrimci savaşımın yükseleği bir dönem olacaktır.

Dört parça Kürdistan'da ve bir bütün olarak Ortadoğu coğrafyasında büyük mücadelele ve görkemli direnişlerin yaşanacağı yeni bir yıl devrim ve özgürlük kuvvetlerini bekliyor. Kürdistan halkları ve onun devrimci öncüleri, faşist sömürgeci rejimlere ve onun baş temsilcisi AKP-MHP faşist ittifakına karşı devrimci direnişi yükselttiği ölçüde, yalnızca Kürdistan Devrimi'nin değil bölge devriminin önündeki en büyük engel de kalkacaktır. Artık Kürdistan'da yaşayan halklarımız ve Kürdistan Devriminin öncüleri için devrimci savaşı yükseltmeye hazırlanmaktan, isyan ve ayaklanmaları zafere taşımayı hedeflemekten başka yol yoktur. Halklarımızın ve tüm ezilenlerin beklentisi büyük devrimci imkanlarla dolu yeni savaşım yılının zafer yılı olarak kazanılmasıdır.

Bizler de Kürdistan komünistler olarak sözümüzü yineliyoruz. Yeni savaşım yılında devrim ve özgürlük bayrağını daha fazla yükseltecek, faşist sömürgeci şeflik rejimine karşı devrimci savaşımızı sürdüreceğiz. Bu söz 2019 yılında şehitler kervanına uğurladığımız, Kürdistan'da komünist çizginin önder yürüşçüsü olan Baran Serhat yoldaşımıza, devrimci bayrağımızı Kürdistan dağlarında dalgalandıran şehitlerimize, Rojava devrimini savunmak için can bedeli çarpışanlarımıza ve Kürdistan'ın özgürlüğü için ölümsüzleşen tüm devrim şehitlerine verdiğimiz onur sözüdür.

Bu inanç ve kararlılıkla devrim ve özgürlük için mücadele eden herkese yeni savaşım yılında başarılar diliyoruz. Kürdistan ve Ortadoğu bölgesel devrimimiz, kadınların öncülüğünde başlayan dünya halklarının ayaklanmalarıyla birleşerek zaferi kazanacaktır.

MLKP Kürdistan

 

 

 

 

 

 

Marksist Leninist Komünist Parti Türkiye / Kuzey Kürdistan

 

Parti Ve Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!

Komünist Gençlik Örgütü
 
Komünist Kadın Örgütü
   
Fakirlerin Ve Ezilenlerin Silahlı Kuvvetleri
 
Kürdistan Örgütü

 

 

     Güncel

27.01.20 / TKŞ'den Kobanê Zaferi Açıklaması

Kobanê'yi nasıl özgürleştirdiysek Efrîn'i, Girê Spi'yi, Serêkaniyê'yi de özgürleştireceğiz

26 Ocak 2015 DAİŞ'in ilk büyük yenilgisini aldığı gündür! Sömürgeci Türk devleti ve DAİŞ Kobanê'de başlayan Rojava ulusal demokratik devrimini Kobanê'yi işgal ederek ezmek istedi. Faşist Erdoğan kendinden emindi, DAİŞ çetelerine çok güveniyordu, bir kaç gün içinde Kobanê düşecekti. Plan sömürgeciliğe aitti, silahları, parayı, çeteleri hepsini o ayarlıyordu. Onun için çıktı televizyona ve 'Kobanê düştü düşecek' dedi. Ama Kobanê'de halk devriminin fedai kahramanları vardı: Arin Mirkan ve Sarya Özgür gibi kadın komutanlar; Heval Numan, Dıjvar, Çekdar, Berxwedan, Serxwebun ve daha yüzlerce fedai savaşçı; Paramaz, Elişer ve Algan Zafir gibi komünistler Kobanê zaferini bedenleriyle tuğla tuğla ördüler. Türkiye ve Kürdistan halkları direnişi sahiplendi, yüzlercesi seferberlik çağrısı ile Kobanê direnişine koştu. 20 Temmuz'da Pirsus'ta şehit düşen 33 genç komünist bize gösterdi ki, daha geride Kobanê için seferber olacak yüzler-binler vardı.

Kobanê'nin direndiğini ve direnişle özgürleştirildi. Kobanê zaferi Rojava devrimini güvence altına alırken, DAİŞ'in yenilgi sürecini de başlattı. Rojava-Kuzey Suriye halkları ilk kez DAİŞ'in yenilebileceğini gördüler ve başta Araplar olmak üzere Kuzey Suriye halkları devrime kitlesel biçimde katılmaya başladılar. Kobanê zaferi ile birlikte Girê Spi özgürleştirildi, Mınbiç, Tabqa-Tişrin ve sonra çetelerin başkent ilan ettikleri Rakka özgürleştirilerek devrim topraklarına dahil edildi. Politik islamcı faşist DAİŞ son olarak Deyr ez Zor'da kuşatıldı, Baxoz'da nihai olarak ezildi.
DAİŞ'le birlikte Türk devletinin planlarının da çöle gömüldü. DAİŞ sonrası emperyalistler arası çelişkilerden faydalanarak sömürgeci Türkiye doğrudan kendi ordusu ile Rojava devrimine karşı saldırıya girişti. Erdoğan Putin'e her türlü rüşvet ve tavizi vererek Ruslarla anlaşıp Efrîn'e saldırdı. Bu saldırıya karşı Efrîn halkı ve rojava devriminin devrimci ordusu direndi. Bu kahraman fedai direniş karşısında NATO'nun en büyük ikinci ordusu dedikleri işgalci ordu iki ay Efrîn'e giremedi.

Emperyalistlerin göz yummasından aldığı cesaretle faşist Erdoğan yüzünü Cizir bölgesine çevirdi. ABD ve Rus emperyalistleriyle yürüttüğü pazarlıklar sonrası Girê Spi ve Serêkaniyê'ye saldırdı. Fırat'tan Dicle'ye kadar tüm Rojava topraklarını işgal etmeyi hedefliyordu. Girê Spi ve Serêkaniyê'deki direniş bu yayılmacı planları bozdu. Ayn İsa ve Til Temir cephelerinden ileriye gidemedi. Ne elindeki teknik ne de para ile satın aldığı başıbozuklar çetesi direniş duvarını aşamadı.
Efrîn hala direniyor, Girê Spi-Serêkaniyê direniyor. Kobanê'yi nasıl özgürleştirdiysek Efrîn'i, Girê Spi'yi, Serêkaniyê'yi de özgürleştireceğiz. İşgalcileri topraklarımızdan söküp atmak için devrimci savaşımımızı yükseltelim! Biz kazanacağız, Rojava-Kuzey Suriye Halkları kazanacak.

 
Komünist Devrimci Hareket (Tevgera Komunist a Şoreşger- TKŞ )


27.01.20 / Kobanê Halkları Zaferi Kutladı

Kobanê'de Arap ve Kürtlerden oluşan binlerce kişi, Kobanê'nin DAİŞ çetelerinden kurtuluşunun 5'inci ve Kobanê Özerk Yönetimi'nin 6'ncı yıl dönümünü DAİŞ çetelerine karşı yoğun çatışmaların yaşandığı Şehit Egid Meydanı'nda kutladı.

"Tutumunuzda vefakar olun, Kobanê dünya direnişinin başkentidir. Dünya bugün imha tehditleriyle karşı karşıya" şiarıyla düzenlenen kutlamalara Kürt ve Arap halklarının yanı sıra PYD , JKŞ , Kongre Star, TKŞ , TEV- DEM, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Temsilcileri, Minbic ve Gire Spi'den çok sayıda kurum temsilcisi katıldı.

Bölgedeki kadın kurumları ve hareketleri adına konuşan Fırat Bölgesi Yasama Meclisi Eşbaşkanı Fewziyê Ebdi, "Kobanê insanlığın ve barışın simgesi oldu" dedi.
Ebdi, "Suriye, Türk devletinin bölgeye yönelik tehditlerine karşı sınırlarını korumalıdır. Kuzey ve Doğu Suriye'ye ilişkin anlaşmalar yapan Rusya ve ABD'yi Türk devletinin tehditlerine son vermeye ve göçmenlerin bölgeye güvenli bir şeklide geri dönebilmesi için gerekli koşulları sağlamaya çağırıyoruz" diye belirtti.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Kadın Komitesi Başkanı Cihan Xidro, "Kobanê'nin özgürleştirilmesi tarihi bölge halkı için bir kıvılcımdır. Kobanê direnişi halkın iradesinin askeri araçlardan daha güçlü olduğunun göstergesidir. DAİŞ'i destekleyen ve farklı gerekçelerle bölgeyi işgal etmeye çalışan Türk devletine karşı direniş devam ediyor" diye belirtti.
Minbic Demokratik Sivil Yönetimi Temsilcisi, Kobanê yönetimine direnişlerinden dolayı ödül verdi.

Etkinlikte müzik grupları Kürtçe ve Arapça şarkılar söyledi.


21.01.20 / MLKP'nin 'Dema Baranan' Belgeseli Tamamlandı

MLKP'nin umut ve zafer yüklü devrim yürüyüşünden bir kesit olarak Yapıcılar Film Kolektifi tarafından hazırlanan "Dema Baranan" belgeseli tamamlandı.

Çekimleri Rojava ve Medya Savunma Alanları'nda gerçekleştirilen belgesel filmde, MLKP'nin 25 yıllık tarihinin yanısıra devrim stratejisi ve politik askeri mücadeleye bakış açısı anlatılıyor. Belgesel için kamera karşısına geçen komünistler, MLKP'nin Türkiye-Kürdistan devriminin yanısıra bölgesel anlamda Ortadoğu devrimine bakış açısını aktarıyor.

MLKP'nin Rojava ve özgür dağlarda yürüttüğü mücadele ile savaş deneyimlerinin de aktarıldığı belgeselde, Komünist Kadın Örgütü (KKÖ) ve Komünist Gençlik Örgütü (KGÖ) adına yapılmış röportajlar da yer alıyor. Belgeselde ayrıca farklı toplumsal kesimlerden ve uluslardan çok sayıda insan da komünistlerle buluştuktan sonra yaşamlarındaki değişimi anlatıyor.

23 Mart 2019'da katledilen MLKP MK üyesi Baran Serhad'ta atfedilen belgeselin yayınlanması, Türk devletinin Rojava'ya yönelik işgal saldırısı nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmişti.

Belgeselde MLKP'nin Rojava ve Medya Savunma Alanlarındaki savaş pratiği de aktarılırken, geçtiğimiz aylarda işgal edilen Serêkaniyê'de çetelere karşı savaşan komünistler de deneyimlerini aktarıyor.

 Fragmanı izlemek için tıklayınız:

 


21.01.20 / Komünist Devrimci Hareket (TKŞ): ''Efrîn Bizimdir, Direnerek Özgürleştireceğiz''

Komünist Devrimci Hareket ( TKŞ ), Türkiye'nin Efrîn'i işgal edişinin ikinci yılı dolayısıyla "Efrîn bizimdir, direnerek özgürleştireceğiz" başlıklı açıklama yayınladı:

"2 yıl önce Rojava topraklarının önemli bir parçası olan Efrîn kantonunun Türkiye ve desteklediği çeteler tarafından uluslarası bir kuşatma konsepti ile işgal edildi. Devrimimizi parça parça işgal ederek boğma taktiği ile hareket eden işgalci Türk devleti 2 ay süren çağın direnişinin çelikten iradesine çarparak büyük kayıplar verdi. En ağır tekniği olmadan bir adım dahi ilerlemeyen faşist, işgalci Türk devleti başta Rusya, Amerika ve uluslarası emperyalist devletlerinin ve sömürgeci bölge devletlerinin onayı ile işgal hareketini başlattı.
Rusya'nın hava sahasını açarak, ABD, BM, AB gibi diğer emperyalist devletler ve örgütlerin ise Türkiye ve desteklediği çetelerin haftalar ve aylar süren insanlık suçlarına sessiz kaldı. Çünkü hepsi halk düşmanı, hepsi devrim düşmanı. Hepsinin ortak amacı ise bir halklar bahçesini ve özgürlükleri temsil eden Rojava devrimini ve kadın iradesini kırmaktır. Ve Kürdü, Arabı, Alevisi, Ermenisi ile kadın iradesi ile halkların kardeşliğini ve kadın iradesini temsil eden Efrîn'in hedef alınması ise tesadüfü değildir. İşgal sürecinde çocuğu, kadını, yaşlısı ile yüzlerce sivil halk katledildi. Yüzlerce savaşçının şehit düştüğü ve 2 ay süren destansı direnişin ardından Efrini işgal eden TC ve çeteleri başta Efrîn'e çete ailelerini yerleştirerek demografik yapıyı değiştirmeye girişti ve ardından halkın evleri, malları talan edildi, tarihi yerler yok edildi ve Efrîn ile sembolleşen on binlerce zeytin ağaçları kesilerek doğa katliamına girişti. Sivil halk kaçırılarak işkencelerden geçirildi ve kadınlara tecavüz edildi. Osmanlı'nın işgal manzaralarını bir kez daha Efrîn'de devreye sokan TC bu işgal hareketi ile başta Rojava devrimi ile Kürt halkının kazanımlarını ve devrim sayesinde özgürlüklerini elde eden bölge halkının ortak yaşam iradesini hedef aldılar. Bu devrim ile binlerce yıllık erkek egemenliğini gerileten kadın iradesinin kazanımlarını yok etmeyi hedeflediler. Fakat amaçlarına ulaşamadılar. Rojava ve Kuzey Suriye halkları bu işgal saldırısı karşısında kazanımlarını sahiplenmeye devam ettiler.

Buna karşı yok etme konseptine Serêkaniyê ve Girê Spî işgali ile devam eden Türkiye'nin bu gün Rojava devrimini yok etmeyi kendi varlık sebebi olarak gördü. Emperyalist güçler ve sömürgeci bölge devletleri bu işgal hareketine direk ya da dolaylı destek vererek devrimin kazanımlarını en geri noktaya çekerek teslimiyet dayatması yapmak istiyorlar.

Bizler Komünist Devrimci Hareket olarak bir kez daha Rojava devrimi ve Efrin savunmasında şehit düşen binlerce şehidimize tüm halklarımıza sözümüzü bir kez daha tekrarlıyoruz. Avestaların, Barinlerin, Tirêjlerin, Özgürlerin, Zeynellerin, İlanların ve Gulanların direniş manifestosu ile devrimimizi ve kazanımlarımı mevzi mevzi savunacağız. Efrîn, Serêkaniyê, Girê Spî ve işgal altında ki tüm toprakların özgürleştirilmesi varlık sebebimizdir."


19.01.20 / Direniş İşgalcileri Kovacak, Efrîn'i Özgürleştirecek

Faşist Türk devletinin Efrîn'e yönelik 20 Ocak 2018'de başlayan işgali ikinci yılını doldurdu. İşgal saldırısı esnasında binlerce kişi katledildi, yüzbinlerce kişi yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı. Efrîn yağmalandı, talan edildi. İşgalci AKP rejimi, Efrîn ve çevresinde soykırımı derinleştiriyor. Efrîn halkı halen çemberde tutularak boğulmak isteniyor. Kentte kalan Arap ve Kürt ailelerden binlerce kişi çeteler tarafından alıkonuldu. Hala haber alınamayan yüzlerce kişi var.

Efrîn halkı ve özsavunma güçleri, işgal saldırısına karşı iki ay boyunca canfeda bir direniş sergiledi. Faşist Türk ordusu ve çeteleri, Efrîn dağlarında ve kentlerinde direniş mevzilerinde karşılandı. Tarihe yazılan Efrîn direnişi, dünya halklarının umudu olan Rojava devriminin teslim olmayacağını gösterdi. HBDH güçleri de devrim topraklarını savunmak için Efrîn özsavunma güçleri ile birlikte cephelerde yer aldı. Raco'da, Cindires'te, Mabeta'da şehitler bedeli direnişin en ön saflarında dövüştü.

DEVAMI


15.01.20 / Komünist Tutsak İsmail Yılmaz'a İşkence

2017 yılından beri Elazığ 2 No'lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi'nde kalan MLKP tutsağı İsmail Yılmaz, hapishanede dayatılan "terör suçlusu" yazılı yaka kartını takmayı reddettiği için 2 yıldır açık görüş, telefon görüşü ve kargo alımı gibi haklarını kullanamıyor. Yılmaz'ın 7 Şubat'ta görülecek karar duruşması için aldığı savunma notlarına hapishane idaresi tarafından el konuldu. Sayım sırasında başındaki beresini çıkartmadığı için de tehdit edildi.
Kulak zarındaki yırtık nedeniyle ertelenmemesi gereken tedavisine kimlik dayatması nedeniyle devam edemezken, ağrı kesici ilaç dahi verilmiyor.
Ayrıca dini bayram, yılbaşı ve doğum günü dışında kitap alamayacağı da cezaevi idaresi tarafından Yılmaz'a bildirildi.
Ezilenlerin Hukuk Bürosu, müvekkili İsmail Yılmaz ve aynı hak ihlallerine maruz kalan Mahmut Soner üzerindeki baskıların derhal son bulmasını istedi.

Yılmaz, Nusaybin özyönetim direnişine katıldığı için ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanıyor. İsmail Yılmaz, duruşmada verdiği ifadesinde, "Biz özyönetim direnişi ışığını Paris Komünü'nden aldık. Bugünkü özyönetim direnişlerinin ışığı da yarınların ışığı olacaktır" demişti.

 

 


Arşiv



  Sayfa 12345678
 

 

HBDH



PARTİNİN SESİ



KüRDİSTAN



FESK



 

 

 

MERKEZ KOMİTE



ÖZGüR KADIN



KKÖ



SöYLEşİLER