Rojava Devrimi’nde İz Bırakan Komutanlardan ULAŞ YOLDAŞ
Share on Facebook Share on Twitter
 
Diğer yazılar
 

Devrimin, sosyalizmin ve kahramanlığın sembolü Ulaş yoldaş; devrimci mücadelede duruşunla komünal toplumların merkezi olan diyarlarda savaşmak için tüm sömürgeci, ulus devletlerinin sınırlarını aşıp devrime koştun. Büyük kavganın, devrimin bir parçası, önderi ve rengi oldun. Rojava devrim savaşında her an her saniye emek ve fedakarlıkla, büyük bir cesaret ve kararlılıkla her yerde moral ve heyecan kaynağı oldun. Devrime iz düşenler unutulmaz yoldaş.

Ulaş yoldaşı Rojava devriminde Ş. Rüstem ve Raqqa sahasında hamlelerde tanıdık. Zaman zaman ortak tartışma ve diyaloglarımız oluyordu. Çok mütevazi, saygın ve olgun bir duruşu vardı. Savaşta komutan, yaşamda öğrenen ve öğreten, çevresindeki insanlarla dost, yoldaşça bir karakteri vardı. Her zaman yanındaki yoldaşlara ve savaşçılarına, tarz-taktik, moral ve cesaret veren bir komutandı. Raqqa Azima bölgesinde ölümsüzleşmesi tüm savaşçılarımızda büyük hüzün, kızgınlık ve öfke yarattı. Hepimiz için çok ani ve hazırlıksız oldu onun şahadeti. Ulaş yoldaşın çok hayali, yapacağı çok şey vardı. Rojava ve Türkiye devrim mücadelesinde büyük bir önderlik yapabilecek bir arkadaştı. İnsan, Ulaş yoldaşta bu bilinci ve kabiliyeti görebiliyordu. Tüm devrimci hareketler için büyük bir kayıptı. İleriki süreçlerde ezilenlerin mücadelesinde tıpkı Mahir gibi, Deniz gibi, İbo gibi, Kemal ve Haki gibi, Castro ve Che Guevara gibi büyük misyon kaldırabilecek büyük bir militandı. Her zaman yoldaşlarının yanında, ön saflarda savaştı. Yoldaşlık ve komutanlık tarzı ile ender rastlanan bir arkadaştı. Yaşamına baktığımızda hemen sosyalist ve insani bir yönünü görebiliyorduk. Duruşu ve yaşamı sosyalizmin güzellikleriyle doluydu. Yoldaşlarımızın ölümsüzlüklerinin yıldönümleri, özgürlük mücadelemizin maneviyatı açısından çok önemli bir yerdedir. Deniz yoldaşlardan tutalım, Yusuf, Hüseyin, İbrahim, Mahirlerden, Atakan yoldaşlara kadar. Önemli ve tarihidir hepsi. Devrim mücadelesini etkilemiş, aradan yıllar geçmesine rağmen, bugüne kadar hala etkileri süren bir mücadelenin sembolüdürler.

Raqqa'da Daiş zulmüne karşı çetin savaş sürerken, annesi de tüm devlet baskılarına karşı durarak, oğlunun mücadele yürüttüğü, devrimi yarattığı, son nefesine kadar savaşarak şehit düştüğü topraklara geldi. Bu geliş, tüm devrimci anneler için ve bizim çok anlamlı ve önemlidir. Tıpkı Ulaş yoldaşın duruşunda olduğu gibi, annesinin mücadele sahasında arkadaşları ziyarete etmesi büyük heyecan ve gurur kaynağı olmuştur.

Devrimci önderlerin ideallerini, duygularını, anılarını mücadelemizde yaşatmak için Ulaş yoldaşın anısına bir hareketli alay inşa ettik. Bu bizim yoldaşlık ve devrimcilik borcumuzdur. Bu borcun gereği, bu büyük devrimcilerin yaşamlarından dersler çıkartarak, zafere dek ütopyalarını sahiplenerek, mücadelerinin takipçisi olacağız. Rojava ve Kürdistan devriminin gelişiminde bu mücadeleci ve direngen yoldaşların emeği büyüktür. Karacox'ta onlarca yoldaşımız ve Raqqa'da Ulaş yoldaş şehit düştüğünde kendimize şu sözü verdik " düşmana karşı savaş ve özgürlük yolunda direnmek elzemdir" dedik. Sayısız yoldaşın emeğiyle Raqqa toprakları Daiş zulmünden özgürleştirildi. AKP hükümetinin Karaçox provakasyonu bu direnişle boşa çıkartıldı. Hareketimizin bugüne gelmesinde Ulaş yoldaş şahsında şehitlerimize verdiğimiz sözün ve onların devrimci ruhun etkisi bulunmaktadır. Ulaş yoldaş Rojava'da ezilen ve sömürülen Kürt ve Arap halklarının yanında omuz omuza savaştı. Onurlu bir duruş sergiledi. Rojava devriminde bir dakika bile olsun durmak bilmeyen zamanı hep devrimci mücadelede geçti. Dediklerini önce kendisi yapar yoldaşlarına sonra yaptırırdı. Hep ön saflarda savaştı, zor ve tehlikeli yerlere herkesten önce kendisi giderdi. Kendisinde pes etme, kaygılı savaş, vazgeçme gibi mücadele tarzı yoktu. Kendi yapısının bir parçasıydı. Onun için; devrim saflarında savaşan arkadaşlar onu sever ve dikkate alırdı. Rojava devriminde hep aktif bir konumu vardı. Onu boş göremezdiniz. Kendinden çok yoldaşları ile ilgilenirdi. Örgütlü ve politik bir kişiliği vardı. İsyankar olduğu heybetli duruşundan belli oluyordu. Sosyalist kimliğini doğru temsil eden bir arkadaştı. Onun için saygı duyulan ve sevilen bir arkadaştı.

Biz Ulaş yoldaşı Rojava'dan önce sokak barikatlarında, Gezi direnişinde tanıdık. Gezi direnişinde ön saflardaydı ve sonrasında tutuklandı. Daha sonra Rojava devrim saflarına savaşmak için geldi. Aynı fedakar duruşu burada da devam etti. Durmak yorulmak bilmeyen bir özelliği vardı. İyi savaşan ve savaştıran bir komutandı. Rojava devriminin de iyi bir komutanı oldu. Taksim'de en radikal duruşu sergileyen, Türkiye'de sömürü ve zulme karşı isyan eden ve direnen halkların yanında önderlik yaptı. Türkiye ve Rojava'da yürütülen devrimci mücadeleye böyle bakmak gerekir. Ulaş yoldaş gibi nice yoldaşları anmak ve yaşatmak önemlidir. Bir kızı vardı, neredeyse hiç görmedi kendi kızını. Ezilen ve sömürülen kürt halkının mücadelesini anlamlı kılmak amacıyla bu uğurda şahadete ulaştı. Şahadete giderken bile bu yaşamın anlamını derinden yaşayan ve onun onurunu gururunu yaşayan bir insan oldu. savaş pratiğine baktığımızda ölümü yenmiş ona meydan okuyan bir tavırla savaşan bir askeri duruşu vardı. Hem Türkiyeli hem de Kürdistanın gençlerini derinden etkilemiştir. Devrimi ve devrimci insanları temsil etmek temel hedefimizdir.

Ulaş yoldaş yiğit bir yoldaştı güzel ütopyaları vardı. Onun yaratmış olduğu devrime sonuna kadar bağlı kalıp, ideallerinin takipçisi, eylemcisi ve örgütleyicisi olacağız. Devrimi kesintisiz ve sonuna kadar sürdüreceğiz. Yüzeysel bir katılımdan çok etkili bir biçimde ve düşmanı sarsacak halkın özlemlerini yerine getirecek bir düzeyde siyasal ve askeri güç durumuna gelmek bağlılığımızın gereği olacaktır. Onların yanında yaşayanlar için, onların anısına sonuna kadar bağlı kalacağız. Ulaş yoldaş bizim değerimizdir, bizim ve ortak devrimimizin bir parçasıdır. Onlarsız Rojava devrimini tanımlayamayız. Rojava devriminin bu düzeyde gelişmesinde rollerini görmezlikten gelemeyiz. Mücadelesinde yaşanan tüm zorluklara rağmen inandığı değerlerden hiç taviz vermeyerek komutanlık yaptı. Rojava devrimine yaptıkları katkılarından minnet ve borç duygularımızı belirtiyoruz. Bir Ortadoğu insani direniş hareketi olarak bu direnişçilikte rolü önemliydi. Ulaş yoldaşlar bizden uzak değil, bu devrimin ve coğrafyanın bir parçasıdırlar. Önder APO'nun militanları olarak bundan sonraki mücadelemizde şehit yoldaşlarımızı yaşatmaya devam edeceğiz. Bu temelde hem Ortadoğu hem de Kürdistan'daki özgürlük mücadelemizde onları yol haritamız ve bayrak edineceğiz. Devrimci kimliğimizi koruyarak şovenizme ve faşizme karşı görevimizi yerine getireceğiz. Ulaş yoldaşları bir kez daha saygıyla anıyoruz. Apo'cu militanlar olarak bugüne kadar nasıl ki gereken bağlılığı gösterdik, gereklerini yerine getirdik bundan sonra da Türkiye ve Kürdistan devrim şehitlerine Deniz'lerden, Mahirlere, İbo'lara Haki ve Kemal yoldaşlardan Ulaş yoldaşlara kadar bağlılığın bir gereği olarak özgürlük ve sosyalizm mücadelesini yücelteceğimizin sözünü veriyoruz.

YPG Komutanlarından ÖMER CUDİ

(Halkların Birleşik Devrim Hareketi sitesinden alınmıştır.)

 

 

 

 

 

 

Marksist Leninist Komünist Parti Türkiye / Kuzey Kürdistan

 

Parti Ve Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!

Komünist Gençlik Örgütü
 
Komünist Kadın Örgütü
   
Fakirlerin Ve Ezilenlerin Silahlı Kuvvetleri
 
Kürdistan Örgütü

 

 

     Güncel

27.01.20 / TKŞ'den Kobanê Zaferi Açıklaması

Kobanê'yi nasıl özgürleştirdiysek Efrîn'i, Girê Spi'yi, Serêkaniyê'yi de özgürleştireceğiz

26 Ocak 2015 DAİŞ'in ilk büyük yenilgisini aldığı gündür! Sömürgeci Türk devleti ve DAİŞ Kobanê'de başlayan Rojava ulusal demokratik devrimini Kobanê'yi işgal ederek ezmek istedi. Faşist Erdoğan kendinden emindi, DAİŞ çetelerine çok güveniyordu, bir kaç gün içinde Kobanê düşecekti. Plan sömürgeciliğe aitti, silahları, parayı, çeteleri hepsini o ayarlıyordu. Onun için çıktı televizyona ve 'Kobanê düştü düşecek' dedi. Ama Kobanê'de halk devriminin fedai kahramanları vardı: Arin Mirkan ve Sarya Özgür gibi kadın komutanlar; Heval Numan, Dıjvar, Çekdar, Berxwedan, Serxwebun ve daha yüzlerce fedai savaşçı; Paramaz, Elişer ve Algan Zafir gibi komünistler Kobanê zaferini bedenleriyle tuğla tuğla ördüler. Türkiye ve Kürdistan halkları direnişi sahiplendi, yüzlercesi seferberlik çağrısı ile Kobanê direnişine koştu. 20 Temmuz'da Pirsus'ta şehit düşen 33 genç komünist bize gösterdi ki, daha geride Kobanê için seferber olacak yüzler-binler vardı.

Kobanê'nin direndiğini ve direnişle özgürleştirildi. Kobanê zaferi Rojava devrimini güvence altına alırken, DAİŞ'in yenilgi sürecini de başlattı. Rojava-Kuzey Suriye halkları ilk kez DAİŞ'in yenilebileceğini gördüler ve başta Araplar olmak üzere Kuzey Suriye halkları devrime kitlesel biçimde katılmaya başladılar. Kobanê zaferi ile birlikte Girê Spi özgürleştirildi, Mınbiç, Tabqa-Tişrin ve sonra çetelerin başkent ilan ettikleri Rakka özgürleştirilerek devrim topraklarına dahil edildi. Politik islamcı faşist DAİŞ son olarak Deyr ez Zor'da kuşatıldı, Baxoz'da nihai olarak ezildi.
DAİŞ'le birlikte Türk devletinin planlarının da çöle gömüldü. DAİŞ sonrası emperyalistler arası çelişkilerden faydalanarak sömürgeci Türkiye doğrudan kendi ordusu ile Rojava devrimine karşı saldırıya girişti. Erdoğan Putin'e her türlü rüşvet ve tavizi vererek Ruslarla anlaşıp Efrîn'e saldırdı. Bu saldırıya karşı Efrîn halkı ve rojava devriminin devrimci ordusu direndi. Bu kahraman fedai direniş karşısında NATO'nun en büyük ikinci ordusu dedikleri işgalci ordu iki ay Efrîn'e giremedi.

Emperyalistlerin göz yummasından aldığı cesaretle faşist Erdoğan yüzünü Cizir bölgesine çevirdi. ABD ve Rus emperyalistleriyle yürüttüğü pazarlıklar sonrası Girê Spi ve Serêkaniyê'ye saldırdı. Fırat'tan Dicle'ye kadar tüm Rojava topraklarını işgal etmeyi hedefliyordu. Girê Spi ve Serêkaniyê'deki direniş bu yayılmacı planları bozdu. Ayn İsa ve Til Temir cephelerinden ileriye gidemedi. Ne elindeki teknik ne de para ile satın aldığı başıbozuklar çetesi direniş duvarını aşamadı.
Efrîn hala direniyor, Girê Spi-Serêkaniyê direniyor. Kobanê'yi nasıl özgürleştirdiysek Efrîn'i, Girê Spi'yi, Serêkaniyê'yi de özgürleştireceğiz. İşgalcileri topraklarımızdan söküp atmak için devrimci savaşımımızı yükseltelim! Biz kazanacağız, Rojava-Kuzey Suriye Halkları kazanacak.

 
Komünist Devrimci Hareket (Tevgera Komunist a Şoreşger- TKŞ )


27.01.20 / Kobanê Halkları Zaferi Kutladı

Kobanê'de Arap ve Kürtlerden oluşan binlerce kişi, Kobanê'nin DAİŞ çetelerinden kurtuluşunun 5'inci ve Kobanê Özerk Yönetimi'nin 6'ncı yıl dönümünü DAİŞ çetelerine karşı yoğun çatışmaların yaşandığı Şehit Egid Meydanı'nda kutladı.

"Tutumunuzda vefakar olun, Kobanê dünya direnişinin başkentidir. Dünya bugün imha tehditleriyle karşı karşıya" şiarıyla düzenlenen kutlamalara Kürt ve Arap halklarının yanı sıra PYD , JKŞ , Kongre Star, TKŞ , TEV- DEM, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Temsilcileri, Minbic ve Gire Spi'den çok sayıda kurum temsilcisi katıldı.

Bölgedeki kadın kurumları ve hareketleri adına konuşan Fırat Bölgesi Yasama Meclisi Eşbaşkanı Fewziyê Ebdi, "Kobanê insanlığın ve barışın simgesi oldu" dedi.
Ebdi, "Suriye, Türk devletinin bölgeye yönelik tehditlerine karşı sınırlarını korumalıdır. Kuzey ve Doğu Suriye'ye ilişkin anlaşmalar yapan Rusya ve ABD'yi Türk devletinin tehditlerine son vermeye ve göçmenlerin bölgeye güvenli bir şeklide geri dönebilmesi için gerekli koşulları sağlamaya çağırıyoruz" diye belirtti.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Kadın Komitesi Başkanı Cihan Xidro, "Kobanê'nin özgürleştirilmesi tarihi bölge halkı için bir kıvılcımdır. Kobanê direnişi halkın iradesinin askeri araçlardan daha güçlü olduğunun göstergesidir. DAİŞ'i destekleyen ve farklı gerekçelerle bölgeyi işgal etmeye çalışan Türk devletine karşı direniş devam ediyor" diye belirtti.
Minbic Demokratik Sivil Yönetimi Temsilcisi, Kobanê yönetimine direnişlerinden dolayı ödül verdi.

Etkinlikte müzik grupları Kürtçe ve Arapça şarkılar söyledi.


21.01.20 / MLKP'nin 'Dema Baranan' Belgeseli Tamamlandı

MLKP'nin umut ve zafer yüklü devrim yürüyüşünden bir kesit olarak Yapıcılar Film Kolektifi tarafından hazırlanan "Dema Baranan" belgeseli tamamlandı.

Çekimleri Rojava ve Medya Savunma Alanları'nda gerçekleştirilen belgesel filmde, MLKP'nin 25 yıllık tarihinin yanısıra devrim stratejisi ve politik askeri mücadeleye bakış açısı anlatılıyor. Belgesel için kamera karşısına geçen komünistler, MLKP'nin Türkiye-Kürdistan devriminin yanısıra bölgesel anlamda Ortadoğu devrimine bakış açısını aktarıyor.

MLKP'nin Rojava ve özgür dağlarda yürüttüğü mücadele ile savaş deneyimlerinin de aktarıldığı belgeselde, Komünist Kadın Örgütü (KKÖ) ve Komünist Gençlik Örgütü (KGÖ) adına yapılmış röportajlar da yer alıyor. Belgeselde ayrıca farklı toplumsal kesimlerden ve uluslardan çok sayıda insan da komünistlerle buluştuktan sonra yaşamlarındaki değişimi anlatıyor.

23 Mart 2019'da katledilen MLKP MK üyesi Baran Serhad'ta atfedilen belgeselin yayınlanması, Türk devletinin Rojava'ya yönelik işgal saldırısı nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmişti.

Belgeselde MLKP'nin Rojava ve Medya Savunma Alanlarındaki savaş pratiği de aktarılırken, geçtiğimiz aylarda işgal edilen Serêkaniyê'de çetelere karşı savaşan komünistler de deneyimlerini aktarıyor.

 Fragmanı izlemek için tıklayınız:

 


21.01.20 / Komünist Devrimci Hareket (TKŞ): ''Efrîn Bizimdir, Direnerek Özgürleştireceğiz''

Komünist Devrimci Hareket ( TKŞ ), Türkiye'nin Efrîn'i işgal edişinin ikinci yılı dolayısıyla "Efrîn bizimdir, direnerek özgürleştireceğiz" başlıklı açıklama yayınladı:

"2 yıl önce Rojava topraklarının önemli bir parçası olan Efrîn kantonunun Türkiye ve desteklediği çeteler tarafından uluslarası bir kuşatma konsepti ile işgal edildi. Devrimimizi parça parça işgal ederek boğma taktiği ile hareket eden işgalci Türk devleti 2 ay süren çağın direnişinin çelikten iradesine çarparak büyük kayıplar verdi. En ağır tekniği olmadan bir adım dahi ilerlemeyen faşist, işgalci Türk devleti başta Rusya, Amerika ve uluslarası emperyalist devletlerinin ve sömürgeci bölge devletlerinin onayı ile işgal hareketini başlattı.
Rusya'nın hava sahasını açarak, ABD, BM, AB gibi diğer emperyalist devletler ve örgütlerin ise Türkiye ve desteklediği çetelerin haftalar ve aylar süren insanlık suçlarına sessiz kaldı. Çünkü hepsi halk düşmanı, hepsi devrim düşmanı. Hepsinin ortak amacı ise bir halklar bahçesini ve özgürlükleri temsil eden Rojava devrimini ve kadın iradesini kırmaktır. Ve Kürdü, Arabı, Alevisi, Ermenisi ile kadın iradesi ile halkların kardeşliğini ve kadın iradesini temsil eden Efrîn'in hedef alınması ise tesadüfü değildir. İşgal sürecinde çocuğu, kadını, yaşlısı ile yüzlerce sivil halk katledildi. Yüzlerce savaşçının şehit düştüğü ve 2 ay süren destansı direnişin ardından Efrini işgal eden TC ve çeteleri başta Efrîn'e çete ailelerini yerleştirerek demografik yapıyı değiştirmeye girişti ve ardından halkın evleri, malları talan edildi, tarihi yerler yok edildi ve Efrîn ile sembolleşen on binlerce zeytin ağaçları kesilerek doğa katliamına girişti. Sivil halk kaçırılarak işkencelerden geçirildi ve kadınlara tecavüz edildi. Osmanlı'nın işgal manzaralarını bir kez daha Efrîn'de devreye sokan TC bu işgal hareketi ile başta Rojava devrimi ile Kürt halkının kazanımlarını ve devrim sayesinde özgürlüklerini elde eden bölge halkının ortak yaşam iradesini hedef aldılar. Bu devrim ile binlerce yıllık erkek egemenliğini gerileten kadın iradesinin kazanımlarını yok etmeyi hedeflediler. Fakat amaçlarına ulaşamadılar. Rojava ve Kuzey Suriye halkları bu işgal saldırısı karşısında kazanımlarını sahiplenmeye devam ettiler.

Buna karşı yok etme konseptine Serêkaniyê ve Girê Spî işgali ile devam eden Türkiye'nin bu gün Rojava devrimini yok etmeyi kendi varlık sebebi olarak gördü. Emperyalist güçler ve sömürgeci bölge devletleri bu işgal hareketine direk ya da dolaylı destek vererek devrimin kazanımlarını en geri noktaya çekerek teslimiyet dayatması yapmak istiyorlar.

Bizler Komünist Devrimci Hareket olarak bir kez daha Rojava devrimi ve Efrin savunmasında şehit düşen binlerce şehidimize tüm halklarımıza sözümüzü bir kez daha tekrarlıyoruz. Avestaların, Barinlerin, Tirêjlerin, Özgürlerin, Zeynellerin, İlanların ve Gulanların direniş manifestosu ile devrimimizi ve kazanımlarımı mevzi mevzi savunacağız. Efrîn, Serêkaniyê, Girê Spî ve işgal altında ki tüm toprakların özgürleştirilmesi varlık sebebimizdir."


19.01.20 / Direniş İşgalcileri Kovacak, Efrîn'i Özgürleştirecek

Faşist Türk devletinin Efrîn'e yönelik 20 Ocak 2018'de başlayan işgali ikinci yılını doldurdu. İşgal saldırısı esnasında binlerce kişi katledildi, yüzbinlerce kişi yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı. Efrîn yağmalandı, talan edildi. İşgalci AKP rejimi, Efrîn ve çevresinde soykırımı derinleştiriyor. Efrîn halkı halen çemberde tutularak boğulmak isteniyor. Kentte kalan Arap ve Kürt ailelerden binlerce kişi çeteler tarafından alıkonuldu. Hala haber alınamayan yüzlerce kişi var.

Efrîn halkı ve özsavunma güçleri, işgal saldırısına karşı iki ay boyunca canfeda bir direniş sergiledi. Faşist Türk ordusu ve çeteleri, Efrîn dağlarında ve kentlerinde direniş mevzilerinde karşılandı. Tarihe yazılan Efrîn direnişi, dünya halklarının umudu olan Rojava devriminin teslim olmayacağını gösterdi. HBDH güçleri de devrim topraklarını savunmak için Efrîn özsavunma güçleri ile birlikte cephelerde yer aldı. Raco'da, Cindires'te, Mabeta'da şehitler bedeli direnişin en ön saflarında dövüştü.

DEVAMI


15.01.20 / Komünist Tutsak İsmail Yılmaz'a İşkence

2017 yılından beri Elazığ 2 No'lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi'nde kalan MLKP tutsağı İsmail Yılmaz, hapishanede dayatılan "terör suçlusu" yazılı yaka kartını takmayı reddettiği için 2 yıldır açık görüş, telefon görüşü ve kargo alımı gibi haklarını kullanamıyor. Yılmaz'ın 7 Şubat'ta görülecek karar duruşması için aldığı savunma notlarına hapishane idaresi tarafından el konuldu. Sayım sırasında başındaki beresini çıkartmadığı için de tehdit edildi.
Kulak zarındaki yırtık nedeniyle ertelenmemesi gereken tedavisine kimlik dayatması nedeniyle devam edemezken, ağrı kesici ilaç dahi verilmiyor.
Ayrıca dini bayram, yılbaşı ve doğum günü dışında kitap alamayacağı da cezaevi idaresi tarafından Yılmaz'a bildirildi.
Ezilenlerin Hukuk Bürosu, müvekkili İsmail Yılmaz ve aynı hak ihlallerine maruz kalan Mahmut Soner üzerindeki baskıların derhal son bulmasını istedi.

Yılmaz, Nusaybin özyönetim direnişine katıldığı için ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanıyor. İsmail Yılmaz, duruşmada verdiği ifadesinde, "Biz özyönetim direnişi ışığını Paris Komünü'nden aldık. Bugünkü özyönetim direnişlerinin ışığı da yarınların ışığı olacaktır" demişti.

 

 


Arşiv



  Sayfa 12345678
 

 

HBDH



PARTİNİN SESİ



KüRDİSTAN



FESK



 

 

 

MERKEZ KOMİTE



ÖZGüR KADIN



KKÖ



SöYLEşİLER