Devrimcilik enternasyonal olmadan sürdürülemez
Share on Facebook Share on Twitter
 
Diğer yazılar
 


MLKP Şehit Serkan Taburu Komutanlarından Ahmet Şoreş 6 Mayıs 1972'de idam edilen Türkiye devrimci hareketinin önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnanın mirasını sahiplendikleri belirtti.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkında neler söylemek istersiniz? Aynı zamanda Mayıs ayı devrimci önderlerin katledildiği ve komplolara uğradığı bir aydır. Buna dair de görüşlerinizi alabilir miyiz?

Mayıs, hem ezilenler ve hem de öncü kadro ve partiler bakımından önemli bir aydır. İşçi sınıfının mücadele günü 1 Mayıs'la, Kürdistan özgürlük mücadelesinde şehit düşen önder kadrolardan Hakki Karer, Mehmet Karasungur ve İbrahim Bilgin'le, Türkiye ve Kuzey Kürdistan devriminin öncü ve önder kadrolarından Deniz, Hüseyin, Yusuf, İbrahim Kaypakkaya ve adını sayamadığımız devrimci ve komünist kadroların şehadetleriyle soylulaşmış bir aydır Mayıs.

Onlar, Türkiye ve Kuzey Kürdistan devrimini başarıya ulaştırmak için her cephede kendilerini özneleştirerek önderleşmeyi başarabilenlerdir. Gençlik hareketinin içinde doğan, toplumsal mücadelede ustalaşan ve devrimin silahlı hazırlığı için yönünü Filistin'e dönen önderlerdi. Ve bu süreçleri çok hızlı yaşadılar. Devrimcilik hız değil midir? Uzun ömürlü bir devrimcilik yerine -ki bu statükoculuğun gelişmesinin zemini olabiliyor- devrim yapma işini kuşanan bir devrimciliğin gereklerine göre davrandılar. Onların bu hızını kuşanmak düşer bizlere. {divide}

Denizler, İbrahimler, Mahirler devrimin başarısı için ne gerekiyorsa ona yöneldiler. Öncelikle eylem insanı oldular. Toplumsal hareketin içine daldılar. Gençlik mücadelesinde başlayan önderleşmeyi toplumsal önderler düzeyine taşıdılar. Örgüt/parti kurdular, onun programını ve stratejisini oluşturdular. Silahı politikanın etkin unsuru haline getirmek için Filistin'e gittiler. Birbirleri için ölümüne savaşmanın en güzelini eylemleriyle anlamlandırarak yoldaşlaştılar.

Mayıs şehitlerini anmak sadece onları unutmadığımızı gösterecek bir takım tekrar çalışmalar yapmak değildir. Toplumsal hareketlerin devrimci eylem ve örgütle, komünist önderliklerle buluşmasını sağlayacak birçok tarihsel birikim ve deneyimi bağrında toplamış Mayıs şehitleriyle özneleşerek önderleşmeyi başarmaktır. Devrimci komünist partilerin, onların kadro ve önderliklerinin toplumsal hareketlerle buluşmasının sorunlarına çözümde ışık tutacak politik askeri, ideolojik, örgütsel, kadrosal ve ahlaksal bakımlardan tarihsel birikimlere sahip Mayıs şehitlerinin eylemlerini tamamlamaktır.

Mayıs şehitlerine baktığımızda adanmışlığı, gerilla olmayı, yoldaşlaşmayı, proleter olmayı, sömürgeciliğe karşı direnişi ve mücadeleyi, enternasyonalizmi görüyoruz.

Onlar hesapsız ve kaygısızdılar. Ölüm onların mücadelesinde küçüldü. Ölümü sıradan biyolojik bir sorun olmaktan çıkarıp soylulaştırdılar. Bunu ezilenlere olan sevgileriyle, onların özgürlük düşlerini gerçekleştirecek devrimi başarmak için tercih ettikleri yolla başardılar. Kendiliğindencilikle ve reformculukla kopuşarak cesareti ve cüreti kuşanarak gerçekleştirdiler.

Bizler Mayıs'ta şehit düşenlerin ideallerini başarıya ulaştırmakla yükümlüyüz.

Denizler enternasyonal mücadelenin ve Türkiye devriminin geliştirilmesi için Filistin'e gittiler. Sizler de bugün Rojava'dasınız. O günlerden bugüne devrimci hareketin birleşik mücadele düzeyinde nelerdeğişti? Denizlerin, İbrahimlerin mücadele çizgisinin bölge devrimi bakımından bugün yeterince iyi okunduğunu düşünüyor musunuz?

Devrimcilik enternasyonal olmayı başaramadan sürdürülemez. Bugün bu daha çok geçerlidir. Denizler, İbrahimler, Mahirler emperyalizmin küreselleşme sürecinin ilk dönemlerinde bunu görüp başardılar. Askeri eğitim için Filistin'e gitmek ve idama giderken Kürt halkının özgürlüğünü haykırmak enternasyonal bilincin berraklığını gösterir bizlere. O günlerde Türkiye devrimi merkezli bir gelişim stratejisi öndeydi. Şimdi Türkiye devriminin yolu Kürdistan'ın özgürlüğünde ve Ortadoğu'da bölgesel bir devrimin çizgisinde buluşmayı gerektiriyor. Bu değişeni bilince çıkarmadan ve şu anki devrimci duruşun eleştirisini yapmadan 68 önderlerinin devamcısı olunamaz. Kuzey Kürdistan ulusal kurtuluş devriminin mücadelesinde şehit düşen Hakki Karer ve diğer Mayıs şehitlerinin düşleri Rojava devrimde gerçekleşti. Onların düşleri yarım bırakılmadı. Yoldaşları ve onlarla yoldaşlaşanlar bunu başardılar

MLKP bu mirasın devamcısı olarak Rojava'dadır. Onların enternasyonal mücadelelerini ve birleşik devrim çizgilerini başarıya ulaştırmak için Rojava'dadır. Birleşik mücadele çizgisinin doğru geliştirilebilmesi için öncelikle Rojava devriminin doğru kavranması gerekir. Denizlerin, Mahirlerin, İbrahimlerin mücadele çizgilerindeki enternasyonalizm ve birleşik devrim fikri bugün Rojava'da yaşıyor. Bu devrim savunulmadan, bunun için savaşmayı başarmadan Türkiye ve Kuzey Kürdistan birleşik devriminin başarıya ulaşması zordur. Türkiye devrimci hareketinin kimi önemli bileşenleri 68 devrimci önderlerin izinde yürümek yerine reformcu ve ulusal dar görüşlü küçük burjuva bir çizgide durmayı tercih ediyorlar. Bugün Türkiye ve Ortadoğu'da sadece devrimleri gerçekleştirmek için değil, devrimci kalmayı başarmak için de Rojava özgülünde Kürdistan özgürlük mücadelesiyle doğrudan ilişkilenmek ve özneleşmek bir zorunluluk haline gelmiştir.

Türk devleti Ortadoğu'daki bölgesel savaşta etkin bir taraftır. Bu politikayı yenilgiye uğratmak için 68 önderlerinin enternasyonal ve birleşik devrim çizgilerini somut durumla buluşturmak gerekiyor. Onların devamcıları olduklarını söyleyenler bunun gereklerini yerine getirebilmek için öncelikle içinde bulundukları reformist çizgiden ve ulusal dar görüşlü politikadan kopuşlarını başarmalıdırlar. 68 önderleri o dönemin reformist ve milliyetçi sol çizgisinde yürümek yerine ondan kopuşu örgütleyerek Türkiye ve Kürdistan halklarına devrimci bir çizgi bırakarak önderleştiler.

Rojava'da iki yıldır 1 Mayıs meydanlarda kutlanıyor. Bu yılki 1 Mayıs'ın mesajı neydi?

Rojava devrimi ulusal özgürlükçü, kadın özgürlükçü, enternasyonal karakterli bir bölge devrimi olarak gelişimini sürdürüyor. Bunun karşısında, küresel emperyalist güçlerden ABD merkezli koalisyon ve Rusya farklı biçimlerle devrimi sınırlama ve yönünü değiştirmeye çalışıyor. Yine sömürgeci bölge devletlerinden Türkiye, Efrîn'i doğrudan işgal ederek devrime karşı savaşıyor. Bu koşullarda Rojava'da 1 Mayıs kutlandı.

2018 1 Mayıs'ı Efrîn işgaline karşı mücadeleyi ve devrimci savaşı yükseltme çağrısının tarihsel günü oldu. Efrîn'i yeniden özgürleştirmek Rojava ve Kuzey Suriye halklarının temel gündemidir.

Son olarak Türkiye, Kürdistan ve bölge gençliğine bu dönem bakımından bir çağrınız var mı?

Bu yıl Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da 1 Mayıs erken baskın seçim hazırlık çalışmalarıyla birlikte kutlandı. Yaygın ve kitleseldi. Sömürgeci faşist diktatörlüğün tüm baskılarına ve tutuklamalarına karşın işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, ulusal ve inançsal topluluklardan yüz binlerce kişi meydanları doldurdu.

Seçimi kim kazanırsa kazansın sömürgeci faşist rejim ile ezilenler arasında büyük bir gerilim ve çatışma kaçınılmaz olacak. Dolayısıyla seçim çalışması asıl olarak seçim sonrası süreci karşılama ve kaotik durumda devrimci bir savaşımı örgütleyecek bir hazırlık olarak bakılmalı ve ele alınmalıdır.

Erdoğan seçilmesin de kim seçilirse seçilsin ikilemi yaratılmak isteniyor. Efrîn işgal savaşına kimlerin destek verdiğini seçim yarışı içinde unutmamak gerekir. Bu baskın erken seçim bir bakıma Efrîn "zaferi" üzerine alınmış bir karardır aynı zamanda. Bundan dolayıdır ki seçim çalışmasında işgal, savaş, sömürü ve baskıya karşı devrimci bir mücadele çizgisi esas alınmalı. Sandığa odaklanmış bir hedefle sınırlanmış bir çalışma, örgütlenme ve mücadele bize kaybettirir. Sert ve çatışmalı bir sürecin içinde olunacağı bilinciyle hareket edilmesi gerekir. Bizce bu çok önemli bir fırsattır. Mücadele temelli bir örgütlenmenin geliştirilmesinin önemli bir olanağı olarak görülürse hem seçim süreci hem de seçim sonrası süreç ciddi bir çıkışın başlangıcı olacaktır.

Mayıs şehitleri bunun devrimci ve öncü duruşunun tüm gereklerini gençliğe bir miras olarak bırakmıştır. Statükonun, reformculuğun, kendiliğindenciliğin, umutsuzluğun girdabından çıkmak için mayıs bir manivela olmalıdır. Her yerde gerilla tarzı bir yaşam ve örgütlenme ile ancak süreç karşılanabilir.

 

 

 

 

 

 

Marksist Leninist Komünist Parti Türkiye / Kuzey Kürdistan

 

Parti Ve Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!

Komünist Gençlik Örgütü
 
Komünist Kadın Örgütü
   
Fakirlerin Ve Ezilenlerin Silahlı Kuvvetleri
 
Kürdistan Örgütü

 

 

     Güncel

27.01.20 / TKŞ'den Kobanê Zaferi Açıklaması

Kobanê'yi nasıl özgürleştirdiysek Efrîn'i, Girê Spi'yi, Serêkaniyê'yi de özgürleştireceğiz

26 Ocak 2015 DAİŞ'in ilk büyük yenilgisini aldığı gündür! Sömürgeci Türk devleti ve DAİŞ Kobanê'de başlayan Rojava ulusal demokratik devrimini Kobanê'yi işgal ederek ezmek istedi. Faşist Erdoğan kendinden emindi, DAİŞ çetelerine çok güveniyordu, bir kaç gün içinde Kobanê düşecekti. Plan sömürgeciliğe aitti, silahları, parayı, çeteleri hepsini o ayarlıyordu. Onun için çıktı televizyona ve 'Kobanê düştü düşecek' dedi. Ama Kobanê'de halk devriminin fedai kahramanları vardı: Arin Mirkan ve Sarya Özgür gibi kadın komutanlar; Heval Numan, Dıjvar, Çekdar, Berxwedan, Serxwebun ve daha yüzlerce fedai savaşçı; Paramaz, Elişer ve Algan Zafir gibi komünistler Kobanê zaferini bedenleriyle tuğla tuğla ördüler. Türkiye ve Kürdistan halkları direnişi sahiplendi, yüzlercesi seferberlik çağrısı ile Kobanê direnişine koştu. 20 Temmuz'da Pirsus'ta şehit düşen 33 genç komünist bize gösterdi ki, daha geride Kobanê için seferber olacak yüzler-binler vardı.

Kobanê'nin direndiğini ve direnişle özgürleştirildi. Kobanê zaferi Rojava devrimini güvence altına alırken, DAİŞ'in yenilgi sürecini de başlattı. Rojava-Kuzey Suriye halkları ilk kez DAİŞ'in yenilebileceğini gördüler ve başta Araplar olmak üzere Kuzey Suriye halkları devrime kitlesel biçimde katılmaya başladılar. Kobanê zaferi ile birlikte Girê Spi özgürleştirildi, Mınbiç, Tabqa-Tişrin ve sonra çetelerin başkent ilan ettikleri Rakka özgürleştirilerek devrim topraklarına dahil edildi. Politik islamcı faşist DAİŞ son olarak Deyr ez Zor'da kuşatıldı, Baxoz'da nihai olarak ezildi.
DAİŞ'le birlikte Türk devletinin planlarının da çöle gömüldü. DAİŞ sonrası emperyalistler arası çelişkilerden faydalanarak sömürgeci Türkiye doğrudan kendi ordusu ile Rojava devrimine karşı saldırıya girişti. Erdoğan Putin'e her türlü rüşvet ve tavizi vererek Ruslarla anlaşıp Efrîn'e saldırdı. Bu saldırıya karşı Efrîn halkı ve rojava devriminin devrimci ordusu direndi. Bu kahraman fedai direniş karşısında NATO'nun en büyük ikinci ordusu dedikleri işgalci ordu iki ay Efrîn'e giremedi.

Emperyalistlerin göz yummasından aldığı cesaretle faşist Erdoğan yüzünü Cizir bölgesine çevirdi. ABD ve Rus emperyalistleriyle yürüttüğü pazarlıklar sonrası Girê Spi ve Serêkaniyê'ye saldırdı. Fırat'tan Dicle'ye kadar tüm Rojava topraklarını işgal etmeyi hedefliyordu. Girê Spi ve Serêkaniyê'deki direniş bu yayılmacı planları bozdu. Ayn İsa ve Til Temir cephelerinden ileriye gidemedi. Ne elindeki teknik ne de para ile satın aldığı başıbozuklar çetesi direniş duvarını aşamadı.
Efrîn hala direniyor, Girê Spi-Serêkaniyê direniyor. Kobanê'yi nasıl özgürleştirdiysek Efrîn'i, Girê Spi'yi, Serêkaniyê'yi de özgürleştireceğiz. İşgalcileri topraklarımızdan söküp atmak için devrimci savaşımımızı yükseltelim! Biz kazanacağız, Rojava-Kuzey Suriye Halkları kazanacak.

 
Komünist Devrimci Hareket (Tevgera Komunist a Şoreşger- TKŞ )


27.01.20 / Kobanê Halkları Zaferi Kutladı

Kobanê'de Arap ve Kürtlerden oluşan binlerce kişi, Kobanê'nin DAİŞ çetelerinden kurtuluşunun 5'inci ve Kobanê Özerk Yönetimi'nin 6'ncı yıl dönümünü DAİŞ çetelerine karşı yoğun çatışmaların yaşandığı Şehit Egid Meydanı'nda kutladı.

"Tutumunuzda vefakar olun, Kobanê dünya direnişinin başkentidir. Dünya bugün imha tehditleriyle karşı karşıya" şiarıyla düzenlenen kutlamalara Kürt ve Arap halklarının yanı sıra PYD , JKŞ , Kongre Star, TKŞ , TEV- DEM, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Temsilcileri, Minbic ve Gire Spi'den çok sayıda kurum temsilcisi katıldı.

Bölgedeki kadın kurumları ve hareketleri adına konuşan Fırat Bölgesi Yasama Meclisi Eşbaşkanı Fewziyê Ebdi, "Kobanê insanlığın ve barışın simgesi oldu" dedi.
Ebdi, "Suriye, Türk devletinin bölgeye yönelik tehditlerine karşı sınırlarını korumalıdır. Kuzey ve Doğu Suriye'ye ilişkin anlaşmalar yapan Rusya ve ABD'yi Türk devletinin tehditlerine son vermeye ve göçmenlerin bölgeye güvenli bir şeklide geri dönebilmesi için gerekli koşulları sağlamaya çağırıyoruz" diye belirtti.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Kadın Komitesi Başkanı Cihan Xidro, "Kobanê'nin özgürleştirilmesi tarihi bölge halkı için bir kıvılcımdır. Kobanê direnişi halkın iradesinin askeri araçlardan daha güçlü olduğunun göstergesidir. DAİŞ'i destekleyen ve farklı gerekçelerle bölgeyi işgal etmeye çalışan Türk devletine karşı direniş devam ediyor" diye belirtti.
Minbic Demokratik Sivil Yönetimi Temsilcisi, Kobanê yönetimine direnişlerinden dolayı ödül verdi.

Etkinlikte müzik grupları Kürtçe ve Arapça şarkılar söyledi.


21.01.20 / MLKP'nin 'Dema Baranan' Belgeseli Tamamlandı

MLKP'nin umut ve zafer yüklü devrim yürüyüşünden bir kesit olarak Yapıcılar Film Kolektifi tarafından hazırlanan "Dema Baranan" belgeseli tamamlandı.

Çekimleri Rojava ve Medya Savunma Alanları'nda gerçekleştirilen belgesel filmde, MLKP'nin 25 yıllık tarihinin yanısıra devrim stratejisi ve politik askeri mücadeleye bakış açısı anlatılıyor. Belgesel için kamera karşısına geçen komünistler, MLKP'nin Türkiye-Kürdistan devriminin yanısıra bölgesel anlamda Ortadoğu devrimine bakış açısını aktarıyor.

MLKP'nin Rojava ve özgür dağlarda yürüttüğü mücadele ile savaş deneyimlerinin de aktarıldığı belgeselde, Komünist Kadın Örgütü (KKÖ) ve Komünist Gençlik Örgütü (KGÖ) adına yapılmış röportajlar da yer alıyor. Belgeselde ayrıca farklı toplumsal kesimlerden ve uluslardan çok sayıda insan da komünistlerle buluştuktan sonra yaşamlarındaki değişimi anlatıyor.

23 Mart 2019'da katledilen MLKP MK üyesi Baran Serhad'ta atfedilen belgeselin yayınlanması, Türk devletinin Rojava'ya yönelik işgal saldırısı nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmişti.

Belgeselde MLKP'nin Rojava ve Medya Savunma Alanlarındaki savaş pratiği de aktarılırken, geçtiğimiz aylarda işgal edilen Serêkaniyê'de çetelere karşı savaşan komünistler de deneyimlerini aktarıyor.

 Fragmanı izlemek için tıklayınız:

 


21.01.20 / Komünist Devrimci Hareket (TKŞ): ''Efrîn Bizimdir, Direnerek Özgürleştireceğiz''

Komünist Devrimci Hareket ( TKŞ ), Türkiye'nin Efrîn'i işgal edişinin ikinci yılı dolayısıyla "Efrîn bizimdir, direnerek özgürleştireceğiz" başlıklı açıklama yayınladı:

"2 yıl önce Rojava topraklarının önemli bir parçası olan Efrîn kantonunun Türkiye ve desteklediği çeteler tarafından uluslarası bir kuşatma konsepti ile işgal edildi. Devrimimizi parça parça işgal ederek boğma taktiği ile hareket eden işgalci Türk devleti 2 ay süren çağın direnişinin çelikten iradesine çarparak büyük kayıplar verdi. En ağır tekniği olmadan bir adım dahi ilerlemeyen faşist, işgalci Türk devleti başta Rusya, Amerika ve uluslarası emperyalist devletlerinin ve sömürgeci bölge devletlerinin onayı ile işgal hareketini başlattı.
Rusya'nın hava sahasını açarak, ABD, BM, AB gibi diğer emperyalist devletler ve örgütlerin ise Türkiye ve desteklediği çetelerin haftalar ve aylar süren insanlık suçlarına sessiz kaldı. Çünkü hepsi halk düşmanı, hepsi devrim düşmanı. Hepsinin ortak amacı ise bir halklar bahçesini ve özgürlükleri temsil eden Rojava devrimini ve kadın iradesini kırmaktır. Ve Kürdü, Arabı, Alevisi, Ermenisi ile kadın iradesi ile halkların kardeşliğini ve kadın iradesini temsil eden Efrîn'in hedef alınması ise tesadüfü değildir. İşgal sürecinde çocuğu, kadını, yaşlısı ile yüzlerce sivil halk katledildi. Yüzlerce savaşçının şehit düştüğü ve 2 ay süren destansı direnişin ardından Efrini işgal eden TC ve çeteleri başta Efrîn'e çete ailelerini yerleştirerek demografik yapıyı değiştirmeye girişti ve ardından halkın evleri, malları talan edildi, tarihi yerler yok edildi ve Efrîn ile sembolleşen on binlerce zeytin ağaçları kesilerek doğa katliamına girişti. Sivil halk kaçırılarak işkencelerden geçirildi ve kadınlara tecavüz edildi. Osmanlı'nın işgal manzaralarını bir kez daha Efrîn'de devreye sokan TC bu işgal hareketi ile başta Rojava devrimi ile Kürt halkının kazanımlarını ve devrim sayesinde özgürlüklerini elde eden bölge halkının ortak yaşam iradesini hedef aldılar. Bu devrim ile binlerce yıllık erkek egemenliğini gerileten kadın iradesinin kazanımlarını yok etmeyi hedeflediler. Fakat amaçlarına ulaşamadılar. Rojava ve Kuzey Suriye halkları bu işgal saldırısı karşısında kazanımlarını sahiplenmeye devam ettiler.

Buna karşı yok etme konseptine Serêkaniyê ve Girê Spî işgali ile devam eden Türkiye'nin bu gün Rojava devrimini yok etmeyi kendi varlık sebebi olarak gördü. Emperyalist güçler ve sömürgeci bölge devletleri bu işgal hareketine direk ya da dolaylı destek vererek devrimin kazanımlarını en geri noktaya çekerek teslimiyet dayatması yapmak istiyorlar.

Bizler Komünist Devrimci Hareket olarak bir kez daha Rojava devrimi ve Efrin savunmasında şehit düşen binlerce şehidimize tüm halklarımıza sözümüzü bir kez daha tekrarlıyoruz. Avestaların, Barinlerin, Tirêjlerin, Özgürlerin, Zeynellerin, İlanların ve Gulanların direniş manifestosu ile devrimimizi ve kazanımlarımı mevzi mevzi savunacağız. Efrîn, Serêkaniyê, Girê Spî ve işgal altında ki tüm toprakların özgürleştirilmesi varlık sebebimizdir."


19.01.20 / Direniş İşgalcileri Kovacak, Efrîn'i Özgürleştirecek

Faşist Türk devletinin Efrîn'e yönelik 20 Ocak 2018'de başlayan işgali ikinci yılını doldurdu. İşgal saldırısı esnasında binlerce kişi katledildi, yüzbinlerce kişi yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı. Efrîn yağmalandı, talan edildi. İşgalci AKP rejimi, Efrîn ve çevresinde soykırımı derinleştiriyor. Efrîn halkı halen çemberde tutularak boğulmak isteniyor. Kentte kalan Arap ve Kürt ailelerden binlerce kişi çeteler tarafından alıkonuldu. Hala haber alınamayan yüzlerce kişi var.

Efrîn halkı ve özsavunma güçleri, işgal saldırısına karşı iki ay boyunca canfeda bir direniş sergiledi. Faşist Türk ordusu ve çeteleri, Efrîn dağlarında ve kentlerinde direniş mevzilerinde karşılandı. Tarihe yazılan Efrîn direnişi, dünya halklarının umudu olan Rojava devriminin teslim olmayacağını gösterdi. HBDH güçleri de devrim topraklarını savunmak için Efrîn özsavunma güçleri ile birlikte cephelerde yer aldı. Raco'da, Cindires'te, Mabeta'da şehitler bedeli direnişin en ön saflarında dövüştü.

DEVAMI


15.01.20 / Komünist Tutsak İsmail Yılmaz'a İşkence

2017 yılından beri Elazığ 2 No'lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi'nde kalan MLKP tutsağı İsmail Yılmaz, hapishanede dayatılan "terör suçlusu" yazılı yaka kartını takmayı reddettiği için 2 yıldır açık görüş, telefon görüşü ve kargo alımı gibi haklarını kullanamıyor. Yılmaz'ın 7 Şubat'ta görülecek karar duruşması için aldığı savunma notlarına hapishane idaresi tarafından el konuldu. Sayım sırasında başındaki beresini çıkartmadığı için de tehdit edildi.
Kulak zarındaki yırtık nedeniyle ertelenmemesi gereken tedavisine kimlik dayatması nedeniyle devam edemezken, ağrı kesici ilaç dahi verilmiyor.
Ayrıca dini bayram, yılbaşı ve doğum günü dışında kitap alamayacağı da cezaevi idaresi tarafından Yılmaz'a bildirildi.
Ezilenlerin Hukuk Bürosu, müvekkili İsmail Yılmaz ve aynı hak ihlallerine maruz kalan Mahmut Soner üzerindeki baskıların derhal son bulmasını istedi.

Yılmaz, Nusaybin özyönetim direnişine katıldığı için ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanıyor. İsmail Yılmaz, duruşmada verdiği ifadesinde, "Biz özyönetim direnişi ışığını Paris Komünü'nden aldık. Bugünkü özyönetim direnişlerinin ışığı da yarınların ışığı olacaktır" demişti.

 

 


Arşiv



  Sayfa 12345678
 

 

HBDH



PARTİNİN SESİ



KüRDİSTAN



FESK



 

 

 

MERKEZ KOMİTE



ÖZGüR KADIN



KKÖ



SöYLEşİLER